SANTRAL KONUŞMA BOZUKLUKLARI: Afazi, Apraksi, Dizartri

APRAKSİ, istemli konuşmanın üretiminde sıralı konuşma hareketlerinin motor planlanmasında oluşan bozukluk sonucu ortaya çıkan motor konuşma bozukluğudur.

AFAZİ, zihinsel veya fizyolojik bir eksiklik olmamasına karşın konuşmada meydana gelen bozukluklardır. Konuşmayla ilgili olan hafıza geriliği, işitme kaybı, diyafram, akciğerler, ses teller ve ağız bölgesi organlarında bozukluk olmadığı halde konuşma işlevinin gerçekleşmemesidir. Yazma, anlama, okuma, konuşma ve dinlemeyi etkileyen, beyinde meydana gelen hasar sonucunda oluşan dil ve konuşma bozukluğudur.

DİZARTRİ, konuşma kaslarının güç ve kontrolüyle ilgili sorunların yaşandığı motor konuşma sorunudur.

ANARTRİ, beyin hasarı veya sesletim (artikülasyon) kaslarını kontrol eden çevresel sinirlerin zarar görmesi sonucunda ortaya çıkan seslendirme problemidir.

İŞİTSEL İŞLEMLEME BOZUKLUĞU, seslerin iç kulaktan başlayıp beynin işitsel bölgelerine kadar olan sinir yollarında işlemlenmesindeki işlev bozukluğudur. Tüm algı seviyelerinin üst düzeye çıkarılması gerekmektedir. İşitsel görsel hafıza çalışmaları yapılmalıdır. Dikkat ve odaklanma çalışmaları yapılmalıdır. Birey mantık ve akıl yürütme oyunları ile desteklenmelidir.

KEKEMELİK, konuşmanın akıcılığı, ritim ve tonlama ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Konuşmada duraklamalar, tekrarlar ve uzatmaların olma durumudur. Kekemelik 3 yaşından itibaren başlayabilir ve büyük çoğunluğu kendiliğinden düzelebilir. Kendiliğinden düzelir demek uzman desteği almamak demek değildir. Muhakkak bir uzman takibi yapılmalıdır. Kekemelik tedavisi için kesin bir terapi süresi bulunmamaktadır. Kekemeliğin, birey ve ailesinin planlı, düzenli çalışması ile uzman takibinde üstesinden gelinebilinmektedir.

BRADLALİ, konuşma temposunun patolojik yavaşlaması demektir.

TAKİFEMİ, konuşma temposunun patolojik hızlanması demektir.

DİSFONİ, seste kısıklık, pürüzleşme, gerilim, titreme gibi sesin tını, şiddet ve kalitesinde oluşan bozukluktur.

AFONİ, sesin hiç çıkmamasına denir. Ses teller, hava basıncının yeterli miktarda ayarlanamaması, ses telinin olmaması, çok sert olması veya fonksiyonel nedenlerden dolayı oluşması gereken titreşimin olmamasıdır.

GECİKMİŞ KONUŞMA, çocuğun beklenen yaşta ve şekilde konuşma becerilerinde sınırlılık olmasıdır. Sebepleri arasında; travma durumu, anne- baba yaklaşımı, çacuktaki hastalık durumları, teknoloji (çok fazla telefon, tablet, tv maruz kalımı), az da olsa genetic yatkınlık, çocukta bulunan anatomik fizyolojik bozukluklar, akran yokluğu, yanlış beslenme bulunmaktadır.

MUTİZM, konuşma yeteneğine sahip olunmasına karşın belirli yer ve zamanda, belirli kişilere karşı konuşmama durumudur (seçici konuşma).

FONOLOJİK BOZUKLUK, bireyin tek başına doğru çıkarabildiği bir sesin yerine başka ses kullanmasıdır.

SES BOZUKLUKLARI, sesin perde, şiddet ya da kalitesi gibi özelliklerinden birinin anormal seviyede olmasıdır.

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞU, bir sesin yanlış ya da hiç üretilmemesidir.

KONULARINDA DANIŞMANLIK YAPMAKTA OLUP, UYGUN GÖRDÜĞÜ VAKALARI HEKİMLERE YADA DİL TERAPİSTLERİNE YÖNLENDİRMEKTEDİR.